|
Sayfa 1 / 13 
Kaynak: Ziya DOĞANOrta Anadolu'da yetişen değerli halk ozanlarından Kul Hüseyin, Kemter Baba, Aşık Veli, Sadık Baba, Agahi ve daha nice halk ozanlarının yetiştiği ''Ozan yurdu Emlek'' Beldesi diye bilinen yer Kızılırmak havzasının Yozgat tarafında, Sivas Şarkışla'ya bağlı bir yöresel beldedir.
19. Yüzyılın sonlarına kadar kaza merkezi olan Emlek 1831 yılında yapılan nüfus sayımında (Müslüman ve Erkek Nüfusu) 2.919'dur. Bir yöresel belde olarak; Şarkışla'nın 40, Gemerek'in 8, Yıldızeli'nin 20, Kayseri Sarıoğlan'ın 6 ve Yozgat Akdağmadeni'nin 14 köyünü içeren, Turna, Şeme, Kılıç, Karababa, Nalbant dağlarından başlayıp Akdağlar ve Sırıklıdağı ile çevreleyen Kızılırmak havzası içinde bulunan vadiye Emlek denilmektedir.19. Yüzyılın sonlarına kadar kaza merkezi olan Emlek 1831 yılında yapılan nüfus sayımında (Müslüman ve Erkek Nüfusu) 2.919'dur. Bir yöresel belde olarak; Şarkışla'nın 40, Gemerek'in 8, Yıldızeli'nin 20, Kayseri Sarıoğlan'ın 6 ve Yozgat Akdağmadeni'nin 14 köyünü içeren, Turna, Şeme, Kılıç, Karababa, Nalbant dağlarından başlayıp Akdağlar ve Sırıklıdağı ile çevreleyen Kızılırmak havzası içinde bulunan vadiye Emlek denilmektedir.
Halk biliminin tarihi belgeselliğini, bütün özellikleriyle koruyan, ''Halk Kültür Merkezi'' niteliğinde bir beldesi olmasının yanında 2. Mahmut'un baskı ve yaptırımlarına, boyun eğmeyen, karşı eylem koymuş ve yıllarca direnmiş yerleşim merkezi olarak bilinen Emlek beldesi, kendi bağrında yetiştirdiği halk ozanlarının merkezi olarak bilindiği gibi diğer ünlü halk ozanlarının da bağrında koruduğu, bir yerleşim merkezi olarak bilinmektedir.
Örneğin; halk ozanlarından Aşık Mehmet 1793'de yazdığı bir deyişinde Emlek'te yetişen ve 17.yy. da yaşadığı bilinen Şarkışla İlçesi'nin ilyashacı köyünde yetişen Kul Hüseyin (Aşık Hüseyin) için;
Sene bin iki yüz sekize kondu Meyinden içenler derine daldı Yaran onulmadı, yaralı kaldı Emlesin Eminden Aşık Hüseyin...
Avşar Ozanı Dadaloğlu, Kul Edna, Sefil Edna mahlası ile deyiş yazan ''Edna'' ile olan dostluğunu ve onu ziyaret etmek için yorumlamaya çalıştığı şiirinde:
Yaz bahar ayında çek etti gitti Acep sılasına giden gelir mi? Kadir Mevlam bize hidayet etse Kul Edna'nın muradını verir mi?
Şol koca Nalbant'a biz de varalım Serimizden şu sevdayı ıralım Emlak Kazasında bir dem sürelim Sultan Akdağ gibi dağlar olur mu?
diye tanımladığı Emlak Kazası, Osmanlı döneminde; kaza merkezi alınmış, Nahiye olarak merkezi Hardal köyü olmak üzere yönetim birimi oluşturulmuş ve daha sonra da 1908'de Emlek Nahiyesi Ağcakışla Beldesine nakledilmiş, hala Nahiye merkezi olarak kültürel kimliğini korumaktadır.
17. yy. yetişmiş olan Kul Mehmet de Emlek kazasından söz ederken bakın ne diyor: Emlek kazasında kemlik görmedim
Goncaları derdim hara girmedim Gençliğimde bile serim vermedim Kal şimdi vatanım Emlak illeri
Ala tay verdim ören yerime Bey yurdunda kemler gelmez serime Dağ başında karlar yağdı erime Kal şimde vatanım Emlak illeri
işte bu nahiye merkezine bağlı Anadolu'nun dağlık yaylalık bir yeri olan ''GÜLDEDE DAĞI'' 2135 m. ve bu dağın kuzey eteğindeki vadide kurulu bir dağ köyü olan Emlek Beldesi'nin halk kültür havuzunda damlalar gibi, birikmiş bir şiir ve deyiş küpünün kendi payına düşen dizeleriyle katkılarda bulunmuş en çok halk ozanı yetiştiren Anadolu köylerinden birisi de Emlek Beyyurdu köyüdür...
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|